Endüstriyel Spora Hayır!

Ferman Tayyip’inse, tribünler, üniversiteler, sokaklar bizimdir!

January 23rd, 2011

AKP hükümeti, açılışında kamuya ait Ali Sami Yen stadı arazisi satılarak TOKİ’nin inşa ettiği TT Arena stadını Padişah edasıyla sahiplenmesi, AKP bürokratlarının Glatasaray taraftarını küçük düşürücü açıklamaları Galatasaray Spor Kulübü Başkanı tarafınan savunulmuş, açıkça “AKP’nin herkesi kücümseyecek hakkı var” demeye getirilmiştir.

Kendisine en demokratik bir şekilde sadece ıslıklayan onbinlere en ağır küfürleri eden AKP liler spor dünyasında da hiçbir muhalefete izin vermek istemedikleri ortaya çıkmıştır. Biat kültürüne ya uyulayacak, ya da muhalefet baskıyla eritilecektir.

Terörle mücadelenin, ıslık çaldığını iddia ettikleri insanları soruşturmaya alması da, hedef secilen bu insanların statlara sokulmaması için çalışmalara başlanıldığı bilinmektedir. Statlardaki iktidara karşı en ufak bir muhalefet bile susturulmak istenmekte, bir tek AKP’yi alkışlıyanlara yer bırakılmak istenilmektedir.

Türkiye’de baskıya, eşitsizliğe karşı haklarını savunmak isteyen taraftarların mücadelesi, spor dünyasında sigortasız, sendikasız olan emekcilerin, futbolcuların, sporcuların haklarını da dile getirme mücadelesidir. Endüstriyel futbola karşı TEKEL, UPS mücadelerinde destek veren tribünler, artık tek başına en temel demokratik haklarını kullanamayacağını bilmektedir. Tribünler ya susacaktır ve stadlar siyasi iktidarın kendisine ait bir şov alanına dönüşecektir ya da isyan çığlığını haykıracaktır.

İsyan dalga dalga yayılmaya devam ediyor… Islıklarımızla, düdüklerimizle, alkışlarımızla sesimizi yükseltmeye İzmir’den devam ediyoruz…

Biat etmeyen, onurlarını koruyan, haklarını savunan, emekten yana bir tribün için demokratik tepkilerini göstermek isteyen tüm takımların taraftarlarını, sendikaları, öğrenci gruplarını, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini bizlerle beraber 29 Ocak Cumartesi günü saat:18.30′da Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde buluşmaya çağırıyoruz.

FORMANI, ATKINI KUŞAN DA GEL !…

YAŞASIN RENKLERİN VE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ

FORZA LİVORNO – GöztepeCHE – Altay YSKA – Karşıyaka Taraftarları – Bucaspor Taraftarları – ÖLÜKENT TAYFA – Fenerbahçe Taraftarları – Galatasaray Taraftarları – Beşiktaş Taraftarları – Tatangalar – Gurbetçi TarzanlarSpor Emek Sen- Tümtiş – UPS İşçileri – Deri İş


foruma geçiş

Facebook etkinlik sayfasına geçiş

Taksim”de taraftarlar tekyumruk oldu!

January 22nd, 2011

“Ferman Padişahın, Tribünler Halkındır”

January 22nd, 2011

Emek Partisi Çanakkale İl Örgütü, Galatasaray’ın Arena Stadı açılışında protesto edilen Başbakanın daha sonra takındığı tavır ve demeçlerindeki sözleri eleştirerek “Ferman Padişahınsa, Tribünler Halkındır” denildi.

Türk Telekom Arena Stadyumu’nun açılışında binlerce Galatasaraylının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ı protesto etmesiyle başlayan tartışmalar gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Emek Partisi Çanakkale İl Örgütü tarafından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bizler, stadyum inşaatının, taşeron işçi çalıştıran firmalarla, Gökhan Yavuz, Raşit Ek ve Cihan Gayretli isimli 3 işçinin ölümüne sebebiyet veren koşullarda yapılmasının da, gündemde bu kadar yer tutmasını isterdik. Fakat bugün hükümetin yetersiz demokrasi anlayışı, bizlere yeniden tüm bu tartışmaları hatırlatma olanağı sundu. Başbakan, alışıldığı üzere en ufak protestoya dahi katlanamıyor, farklı görüşlere tahammül edemiyor ve bir padişah gibi davranmaya devam ediyor. Etrafındaki bakan, bürokrat, milletvekili ve gazeteciler de onun arkasından giderek, bu anti-demokratik tavra destek vermeyi sürdürüyor. Başbakan, kendiliğinden gelişen protestoların organize olduğu iddiasında. Sayın Erdoğan, neden kendisini sevenler olabileceği gibi, sevmeyenlerin de olabileceği gerçeğiyle yüzleşme konusunda bu kadar inatçı? Son derece basit gibi görünen bu soru aslında önemli bir probleme işaret ediyor: Artık Başbakanla herhangi bir konuda hemfikir olmayanlar anında marjinalleştiriliyor! Referandumda “Hayır” oyu verenleri vatan haini, Tekel işçilerini Ergenekoncu, HES’lere ve barajlara karşı direnen insanları “terörist”, öğrencileri “maşa”, Cumartesi Anneleri’ni “kullanılan zavallılar” ilan etmek, demokrasi kültüründen, eleştiri ve muhalefeti medenice kabullenme yetisinden yoksun oluşlarının sonucu. Başbakanın bu kötü huyları sultandan çok sultancı yandaşlarını da etki altına almış durumda. Galatasaray taraftarının son protestosunun ardından,  hükümet ve hükümete yakın merkezlerden yapılan açıklamalar hayli düşündürücü. “İleri” bir demokraside son derece normal karşılanması gereken protestoların AKP milletvekilleri ve bürokratları tarafından “İdraktan mahrum sefiller”, “güdümlü ıslıkçılar” (Suat Kılıç), “nankör şerefsizler”, “gerizekalı kuşbeyinliler” (Yasin Ekrem Serim), “babası belli olmayan kahpeler” (Selim Terzi) gibi hakaret ve küfürlerle karşılanması, AKP’nin demokrasiden öte medeniyet sınırlarını da bir kez daha gözler önüne sermiştir. Tüm bunların üzerine Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın protestocu Galatasaray taraftarlarını stadyuma almamakla tehdit etmesi, AKP otoriterliğinin pek çok kişi ve kurumu nasıl sindirdiğinin göstergesidir. Sormak gerekiyor: AKP’nin “ileri demokrasi”si artık bu aşamaya mı geçmiştir? Bu ülkede iktidarı protesto etmek yasak mıdır? Suç mudur? Polisin protestocuları bulmak için ekipler kurması, 150 protestocunun belirlenmesi, olaylara terörle mücadelenin dahil edilebileceği, faturanın Tek Yumruk grubuna çıkartılabileceği gibi açıklamalar yapılıyor. Hrant Dink cinayetini bile bu kadar titizlikle incelemeyen AKP ve Polis teşkilatı, nasıl bir psikoloji içerisindedir, anlamak güç! Hükümeti beğenmemenin bile suç haline getirildiği bir ülkeye dönüştük! Yaratılan bir başka yanlış algı da, stadyumun hükümet tarafından Galatasaray Spor Kulübü’ne ya da halka bahşedildiği propagandasıdır. Devlet bugün yoksul mahallelerin üzerine bir karabasan gibi çöken TOKİ’si için son derece kârlı bir anlaşma neticesinde bir spor kompleksi inşa etmiştir. Bu kompleksin giderleri her devlet hizmeti gibi halkın cebinden karşılanmaktadır. Eğer Başbakan, kendisini protesto eden herkesi devlet hizmetlerinden mahrum etmek gibi bir hakka sahip olduğunu düşünüyorsa uyarıyoruz: Fena halde yanılıyor. “Kim yaptı lan o stadı size?” diye soran haddini bilmez bürokratın sorusunu cevaplandıralım: O stadı taşeron firmalarınızda iş cinayetine kurban giden Raşit Ek, Gökhan Yavuz ve Cihan Gayretli başta olmak üzere stadyum inşaatında çalışan tüm işçi ve emekçiler yapmıştır. Demokratik bir hak olan protestoları kaldıramayan, her kerameti kendi eseri zanneden Başbakan, stadın adı Arena diye kendini Roma İmparatoru sanmış olabilir. Eğer bu despot tavırlarını sürdürecekse, başına gelecekleri öğrenmesi açısından Tunus’ta yaşananlara bakması faydalı olacaktır. Galatasaray taraftarı yalnız değildir! Galatasaray camiası Türk Telekom Arena için Başbakana minnet duymak zorunda değildir! Galatasaray Spor Kulübü, Başbakanın, TOKİ Başkanının, Galatasaray yönetim kurulunun değil, halkındır!.”
http://www.canakkaleolay.com/details.asp?id=65502

Sakaryaspor Sakarya Halkinindir

January 22nd, 2011

..Tatanga olabilmek, Tatangalara yarasir sekilde davranmak. Bunlardi bizi biz eden, bizi bugunlere getiren. Simdi bakiyorum, takim Aziz Duran’in inadindan ve oc alma isteginden amatore dusurulmek isteniyor. Baktilar amatore dusmesi kendilerini de yakacak. Simdi yeni ocalma yontemleri deneniyor: Ismimize goz dikiyorlar, yani namusmuza.

Buradan kimse kimseyi kandirmasin, yok ticari bir atilimdir, Sakaryaspor’u bulundugu durumdan sadece boyle bir atilim kurtarir, diye.

Sakaryaspor uzerinde karar verme hakkini kimsenin himayesine birakamayiz. Gerekirse Erenlerde, gerekirse Taslik sahasinda seyrederiz Sakaryaspor’u, ama soz hakkimizi kimseye esir vermeyiz.

Bugun Metro sirketi Sakaryaspor’a sponsor olabilir, reklamini Sakaryaspor’a katkilariyla artttirabilir. Ama Sakaryaspor uzerinde tek soz sahibi durumuna gelmesi intihardan baska birsey degildir. O ZAMAN BELEDIYE ILE NEDEN BU KADAR SIKINTIYA GIRDIK? BIRAKSAYDIK AZIZ AMCA UC BES YAVERI ILE SAKARYASPOR’A MASTIKA OYNATSAYDI.

Sakaryaspor taraftarlari, Tatangalar sakin boyle bir oyuna gelmeyin.

Maalesef Sakaryaspor bir camia olamamis ve toplasaniz sayisi 50′yi gecmeyecek, sevecegimiz veya sevmiyecegimiz, katkisi da zarari da olan yine bu 50 kisi tarafindan yillardir derbeder edildik. Isterlerse en son bu 50 kisinin adini da aciklar artik Sakarspor’dan ellerini cekmelerini de talep edebiliriz.

Bu tahmini 50 kisi aralarindaki cekismeler, zitlasmalar ve rehavetten kaynakli Sakaryaspor’a cok zarar vermislerdir. Bazen bu 50 kisiden A isimli sahis digerlerine oyunlar oynayip Sakaryaspor’u birseylere alet etmistir, bazen de B kisi yine ayni dalavereyi digerlerine karsi cevirmistir. Yani oynayacagi birseyi kalmayan bebeler gibi sehrin onuru, Sakaryaspor’la matrak gecmislerdir.

Son zamanlarda cesitli alanlarda Sakaryaspor taraftarini da kafakola getirmeyi bir mezihet goren bu 50 kisilik guruh, Sakaryaspor taraftarini boyle diskalifiye edecegini zannetmistir. Bu zihniyetin hicbir yere varmayacagini size en yakin zamanda ispatlayacagiz.

Sakarya delikanlisi bir “destur, yeter hey deyyuz” dedi mi, sizin o pacoz planlariniz da alt ust olacaktir. Tipki CIMENTO FABRIKASI, YENI STAD PROJELERINIZ” gibi.

Yine bu 50 kisi kose baslarini oyle kapamis, etrafi oyle kokutmustur ki; namuslu, onurlu, ekemgini tastan cikaran is adamlari veya mevkiilerine oz calismalariyla gelmis burokratlar veya hakkiyla secilmis kisiler Sakaryapor etrafina bile gelmez olmuslar.

Cok iyi niyetle, cok zor gunlerde kurulmus kayyum heyeti ancak 33 kisiyi bir araya getirdiyse benim yukaridaki yazdiklarim az bile kaliyor.

Kimseye saygisizlik etmek istemiyorum, ama birakin artik Sakaryaspor’un yakasini. Birakin bu islere, Sakaryaspor’u seven ve Sakaryaspor’a sadece BEDEN EGITIMI KURUMU gozuyle bakan ve bu kurumu SEHRIN MARKASI VE IFTIHAR KAYNAGI olarak goren insanlar el atabilsin.

Yine ifade ediyorum. Metro Sirketinin Sakaryaspor’a ilgi duymasi ve yardim etmesi hostur, sevindiricidir. Ama Metro sirketine hisselerimiz satilmasi ve Sakaryaspor’a tek soz sahibi ilan edilmesi igrenclikten baska birsey degildir. Ozellikle de bu fikir, sirketleri yillardan beri soforlerine dogru durust maas veremeyen bir kisiden geliyorsa; Iyi Dusun Sakaryali, AKILLI OL.

Son olarak Sakaryaspor’un sanli tarihine altin harflerle adini kaziyan Tatangalar; bir silkinin kendinize gelin, kimsenin gemisine binemeyiz, kimsenin takasina REIS olamayiz, tayfamiza sahip cikalim, bu sehre ihanet etmeyelim, ettritmeyelim.

Sarı Meto

Cumartesi saat 14“de GS lisesi önünde tekyumruk oluyoruz!

January 21st, 2011

GS yenı stadı açılırken ıslık çaldıkları için savcılığın ve terörle mücadele birimlerinin incelemeye aldığı tekyumruk grubu açık hedef durumuna gelmiştir. Galatasaray tribünlerinde emekten ve taraftardan yana bir oluşum şimdiden bir çok kişiyi rahatsız etmiş durumdadır.

O gün tüm Arena ıslıkladığı halde, faturayı tekyumruğa çıkartmaya çalışılmıştır. Cünkü tekyumruk daha öncede olduğu gibi taraftarların ve emeğin hakkını açıktan savunmuştur, bundan dolayı hükümet ve cevreleri ile Adnan Polat’ın hedefi haline gelmişlerdir. Velhasıl tekyumruk’a karşı atılan her adım Adnan Polat ve Recep Tayyip Erdoğanın sorumluluğundadır.

tekyumruk daha önceleri hem tekel hem de UPS mücadelerine destek vermiş, Arena stadı yapımında hayatını kaybeden işçilerin isimlerin yaşatılması için kampanya yürütmüş en son Hakkari’de Metin Oktay kütüphanesi açmıştır.

Spor Emek Sen’in düzenlediği çağrı ile birlite Forza Livorno olarak biz de, tüm emekten ve müşteri olmak istemeyen, susturulmak istemiyen taraftarlardan yana olan her taraftar grubunu, sendikaları, partilerini, kitle örgütlerini Cumartesi günü saat 14′de GS lisesi önünde buluşmaya çağırıyoruz. Ferman Tayyip’inse tribünler, üniversiteler, sokaklar bizimdir!

Forza Livorno

Forza Livorno ve Beleştepe: Ferman Tayyip’inse tribünler bizimdir!

January 19th, 2011

Arena stadının açılışındaki Tayyip Erdoğan protestosu, gündeme bir çok soruyu da taşıdı. Toki başkanı konuşmasında, tamamen küstahca bir şekilde, tüm tribünlerin sevdiği Özhan Canaydın’a ‘aciz’ demekten kaçınmaz iken, aynı zamanda evvelinden ve sonrasında AKP hükümeti Galatasarayın Mecidıyeköy’deki arsasının karşılığında ve verilen vergilerden yapılan Arena stadını bir diyet olarak Galatasaraylılara karşı bir baskı aracı olarak kullanmaya çalışmıştır.

En demokratik protestolara bile tahamülü olmayan Tayyip Erdoğan, stadı öfkeli bir şekilde terk ederken, ondan daha çok telaşlanan Adnan Polat, GS klübünün vefat etmiş başkanınına aciz diyen, taraftarlarına küfür eden ve GS yı kücümseyen Tayyip Erdoğan’ın AKP yöneticlerinin ve TOKİ yetkilerinin peşine maçı terk etmiştir ve taraftarlarını olayın sorumlusu göstermiştir. Adnan Polat belki bir işadamı olarak doğru yaptığına inanmıştır ve hükümet ile olan ilişkilerini bozmak istememiştir, belli ki GS klübünün bir iş adamı olan başkana değil, GS klübünün değerini anlayan ve onu savunacak bir başkana ihtiyaç vardır. Gelinen bu noktada artık Adnan Polat kendi klübünden özür dileyerek, istifa etmelidir. Bizlerin ve Tekyumruğun kimlerde borçunun olduğu bellidir: ”Bizlerin bu stad için, ne devlet erkanına, ne de Adnan Polat’a bir borcumuz var. Bu stad kimsenin cebinden çıkan para ile yapılmadı. Kendi yandaşlarına peşkeş çektiği Ali Sami Yen arazisi karşılığı yapılan stad için bizim tek borcumuz, bu stadı yapan, üçünü çalışmalar sırasında yitirdiğimiz emekçileredir. Bizler bu stad için sadece evine ekmek götürmek derdinde olan, günlerini gecelerini şantiye alanında geçiren, kimi zaman maaşını bile alamayan, iş güvenliği olmadan çalıştırılan emekçilere teşekkür ederiz.”

TEKEL işçileri ile dayanışan ve sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartılan UPS işçileriyle ortak eylem düzenleyen ve UPS işçilerle maç yapan bir gruptur Tekyumruk. Ayrıca Hakkari’nin Çimenli köyünde Metin Oktay kütüphanesi kuracak kadar Galatasaraylılardır.

Şu da bilinmelidir ki, tribünlerde en demokratik haklarını kullanan Tekyumruk tek başına değildir. Hem GS tribünlerindeki onbinlerce taraftar hem de başta endüstriyel futbola karşı olan taraftar grupları olmak üzere, tüm takımların taraftar grupları Tekyumruk gibi düşünmekte ve onun bu onurlu duruşunu selamlamaktadır. Forza Livorno olarak biz, Tekyumruk ve diğer GS taraftarlarına yapılması planlanan soruşturmaların durdurulmasını ve Adnan Polat’ı özür dileyerek istifaya çağırıyoruz.

Forza Livorno

foruma geçiş için tıklayınız

Fenerbahche: Tekyumruk’la Dayanışmaya Çağırıyoruz!

January 19th, 2011

Türk Telekom Arena Stadyumu’ndaki protestolar sonrasında yaşananlar Türkiye demokrasisinde birçok kavram ve olgunun ne kadar yoz ve amaçdışı kullanıldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Son dönemde maruz kaldığı her protestodan sonra protestocuları çeşitli yasadışı örgütlerle ilişkilendirmeye çalışıp nedenleri ve sonuçlarını kamuoyunda tartıştırmamaya çalışan iktidar yine aynı yöntemle bu defa Galatasaray Tribünlerini hedef almakta. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki demokrasinin var olduğu ülkelerde, halkın onaylamadığı iktidar politikalarını çeşitli yollar kullanarak protestoda bulunması, yurttaş olmaktan gelen doğal bir haktır. Oysa Türkiye’de protesto kavramı iktidar eliyle bir hak olmaktan çıkartılıp yasadışı bir eylem haline getirilmekte. Dolayısıyla özlenen ve ulaşılmaya çalışıldığı iddia edilen ileri demokrasiye sığmayan ve iktidarın söylemiyle çelişen bir durumun varlığı oldukça açık bir şekilde görülmektedir.
Türk Telekom Arena Stadyumu’nda binlerce kişinin katıldığı protesto, birkaç gündür çeşitli basın yayın organları tarafından (protestonun üzerine düşenini sahiplenen) TekYumruk Galatasaray Taraftar Grubu’na yıkılmak istenmektedir. Hedef gösterici birçok haber ve yayının yapılması medyanın Tekyumruk grubu üzerinden duyarlı, muhalif taraftarlara yönelik bir linç kampanyası başlattığını göstermektedir. Medyanın yasadışı bir eylem havası vererek yaptığı maksatlı haberlerle konunun Terörle Mücadele kapsamına bile dâhil edilebileceğini söylemesi bizleri hayrete düşürmektedir. Bugünkü Milliyet Gazetesinde yer alan haber habercilik etiğinden ne kadar uzaklaşıldığının en bariz örneklerinden biri olmuştur. Tahminen 25 Bin kişinin katıldığı ıslıklı protesto Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın iktidar yanlısı tavırlarıyla farklı bir boyuta çekilmeye istenmektedir. Kamera kayıtlarını emniyete vereceğini söyleyip taraftarını ihbar eden, ele veren bir ruh halinin Galatasaraylılıkla bağdaşmayacağı bilinmektedir. FenerbahCHEliler olarak Tekyumruk grubu üzerinden hayata geçirilmek istenen bu saldırı girişimlerini kınıyoruz. Emeğine, Özgürlüğüne ve Onuruna sahip çıkan bütün taraftarları Tekyumruk grubunu sahiplenmeye davet ediyoruz.
İlkelerimizde de belirttiğimiz gibi “Âdil oyuna (fair play’a) inanmayı ve her türlü haksızlığın karşısında durmayı” zorunlu gördüğümüz için FenerbahCHEliler olarak emekten, özgürlükten ve eşitlikten yana tavır alan bütün dostlarımızla dayanışmaya devam edeceğiz.
FenerbahCHE