Endüstriyel Futbol’un nasıl küreselleştiğinin ve içerisinde uluslararası sermayeden bağımsız ekonomilerin bulunmasını nasıl istemediğini bir kez daha gördük. 110 yıldır halkıyla sportif etkinliklerini paylaşan ve spor içerisinde onurlu bir duruşa sahip olan Athletic Bilbao özlemini duyduğumuz futbol anlayışının somut olarak sayılı örneklerindendi.
Yeni sezon formalarını tanıtan Kırmızı beyazlı ekibin Petronor ile reklam konusunda yıllık 2 milyon Avro karşılığında 3 yıllık anlaşma imzaladığı belirtildi.
Fakat buna şaşırmamak gerekiyor. Sonuçta futbolun en büyük gelir kaynağı olduğu ve futbolun halkı uyutmak için Fronco ve Musollini ortak projesiyle kullanıldığı bir ülkede bugüne kadar dayanmakta önemlidir.
A. Bilbao tesisleri ve kurumlarıyla Bask Bölgesi’ndeki halkıyla kolektif bir takım olarak serbest piyasanın futbol ahlâkından uzaklaşmış ve Bask’ların uluslaşma sürecinde önemli bir bayrak görevi görmüştür. A. Bilbao halkı 1936-1939 yılları arasındaki İspanya İç Savaşı’nda Cumhuriyet’çilerin yanında olmuştur. Bugün o muhalif gelenekleri devam etmekle birlikte, İspanya’dan ayrılmak istemektedirler. Bask’lar İspanya ve Fransa sınırında bulunan Özerk bir ülkedir. Bu bölgede 1959’dan beri bağımsızlıkçı ETA mücadele vermektedir.
A. Bilbao bu mücadelede kamuoyuna en çok yansıyan Bask temsilcileri olmuştur. A. Bilbao İspanya’da sıradan bir lig takımı değil, Bask Halkı’nın milli takımıdır. Bu yüzden A. Bilbao takımında Bask’lı oyuncu haricinde hiçbir oyuncu oynatmamıştır. Bu gelenek hâlâ devam etmektedir. 1928′den beri La Liga’da mücadele eden kulüp Real Madrid ve FC Barcelona ile birlikte ligden hiç düşmemiş üç takımdan birisidir. A. Bilbao 8 kez La Liga’yı, 24 kez de İspanya Kupası’nı kazanmayı başarmıştır.
Sadece ulusal mücadele açısından değil, futbolun endüstriyel ahlâkından senelerdir uzak duran ve kendi ekonomisini halkından yaratan A.Bilbao bu duruşuyla karşı olduğumuz endüstriyel futbolun en önemli mücadelecilerinden biri olmuştur. Fakat son günlerde gelen haberler Bilbao’nun bu sürece dayanamadığının göstergesidir. Her ne akdar Bask kökenli bir şirketin reklamı da olsa, sportif başarılarının devamı ve küme düşmemek için formalarına reklam almaları doğru muydu? Bunu tarih gösterecek. Bu haberi duyduğumuzda ilk olarak aklımıza Özal’ın o meşhur söz gelmişti:
“Bir kere delmekten bir şey olmaz”
A.Bilbao belki 110 yıllık duruşunu bir kararla alaşağı etmiş olabilir. Fakat sorun A.Bilbao’da değil, kapitalizmin futbol üzerinden de sermaye ihracı yaptığı bir kez daha görülmüştür.
Duruş artık delinmiştir. Bunun devamı da büyük olasılıkla gelecektir. A.Bilbao klasik bir deyimle “yıkılmış bir kaledir”.
Şimdi başlayan yeni süreç, Bask halkının bu karara olan tepkisinde şekillenecek. Yenilir yutulur bir karara benzemiyor çünkü… Bask halkının takımının bir şirketin reklamını almasını Basklılar kolay kolay kabullenmeyeceğini düşünüyoruz.
Write a comment