-ForzaLivorno.org ne zaman kimler tarafından kuruldu ?
4 Şubat 2006 tarihinde mamalak tarafından kuruldu. Daha sonra katılan üyelerin emekleriyle kurumsal bir yapıya doğru evrildi.
-Böyle bir platform kurmaktaki amacınız neydi ?
sadece türkiyede değil, dünyada her alanda gerçekleşen endüstriyelleşme, futboluda egemenliği altına sokmuş ve tam anlamıyla endüstriyelleşme sürecini gerçekleştirmiştir. Bu hızlı ilerleme -ya da gerileme- karşısında futbolseverlerin de “birleşmesi” gerekmekteydi. Renk ayrımını esas almayan bir kitlenin bireyden genele değil, genelden bireye doğru ilerleyen bir gelişme sağlaması için kuruldu forzalivorno. Burda yapılan ve daha da yapılması istenen asla italyan liglerinde bir gelişim sağlamak değil, tamamen kendi tribünlerimizde barışçı ve kardeşçe kitleler oluşturmak çabasıdır. Ve bunu biz gerçekten çok farklı takım taraftarları olarak birlikte yapmaya çalışıyoruz.
Bu çabamızda Livorno takımı kullandığımız bir simgedir. Çünkü Livorno endüstriyel futbol anlayışı karşısında direnen ve her sene şike iddialarıyla çalkalanan, mafyanın büyük etkisinin olduğu, fabrika gibi çalışan 20 takımın yarıştığı İtalya serie A liginde azımsanmayacak başarılar kazanan bir takımdır. Takımın kaptanı Lucarelli Livornolu bir işçinin çocuğudur, kendisine getirilen milyon dolarlık teklifleri elinin tersiyle itip Livorno’da oynamaya devam etmektedir. Bunlar Endüstriyel Futbola indirilmiş darbelerdir.
-Şu anda aktif kaç üyeniz var ve ulaşabildiğiniz toplam insan sayısı nedir ?
3000′e yakın toplam üye sayımız var. Fakat bu sayı yakın gelecek zamanda geçmiş dönemlere göre daha hızlı artacaktır. Hayata belli bakış açılarında olan her insanın özlediği ve mutlaka hayallerinde bir yerlerde kalmış olan istekleri yaratmak için uğraşıyor forzalivorno. Salt sohbet ya da futbol konulu olmadığı için de “bizden” kitlelere hitap ediyor. Üniversitelerde, okullarda, alanlarda, kitlelerin seslerini duyurması gereken her yerde forzalivorno mevcut oluyor ve bu da ulaşılan toplam insan sayısını nitelikli olarak arttırıyor.
-Üyelerinizin profili hakkında kısaca bilgi verir misiniz ?(Eğitim durumları, maddi durumları, Türkiye’de hangi takımın taraftarı oldukları vs..)
Tabii ki değişik yaş ve eğitim seviyesinden bir çok üye var fakat üniversite öğrencisi ağırlıklı bir site olduğu söylenebilir. Maddi durum konusunda ülke şartlarından pek de farklı bir yerde olamayacağımız ise aşikar. Forzalivorno’nun en renkli olduğu nokta ise tam olarak hangi takımları tuttuğumuz. “Büyükler” olarak nitelendirilen takımların dışında “anadolu kulüpleri” olarak adlandırılan takımların taraftarları da küçümsenmeyecek sayıda. Yapılan bilgi alışverişleri ve tribünlerdeki son durumların karşılıklı öğrenilmesi, gelişim açısından büyük bir etkendir. Zaten ilerleyen süreçte de farklı şehirlerden bir çok tribünde “bizden” izler görmekte mümkün olacaktır.
-Türkiye’de farklı takımları tutan taraftarları bir araya getiriyorsunuz ? Üyeleriniz kendi taraftar kitlelerini Livorno’da olduğu gibi harekete geçirmek üzere çalışıyor mu ?
Livorno gibi çalışıyor olduğumuzu söylemek tabii ki tam olarak doğru olmaz. Fakat Beşiktaş-Fenerbahçe-Galatasaray taraftarlarının fazla olması, bu takımların kendi taraftarları arasında bir birliktelik olmasına da neden oluyor. Bu çerçevede de bu 3 takımın “endüstriyel futbola karşı” olan taraftar forumlarının forzalivorno ile ilişkileri mevcut. Bu ilişkiler de gözle görülür hızda tribünlere ve dolayısıyla medyaya yansıyor. Bunda forzalivorno’nun etkisi olmadığını söylemek yanlış olur.
-Ne gibi etkinlikleriniz var ?
Süreç bizi belirlenen amacın ötesinde daha da yakınlaştırdığı için daha ilk günlerden itibaren ortak hareket ilkelerimiz ortaya çıktı. Bu da tabii daha önce bahsettiğimiz “ulaşılabilen insan sayısı”nda etkilidir. İlk başta kendi t-shirtlerimizi bastırdık. Bu süreçte dünyanın değişik yerlerindeki ve İtalya’daki Livorno taraftarları ile irtibata geçtik. Her şehirde buluşmalar düzenledik. Bu buluşmalar “sanal alem” tabirinin yok olmasına ve somut adımlar atılmasına neden oldu. Farklı şehirlerdeki dostlarımızla irtibata geçildi. İtalya’dan B.A.L taraftarı bir üyemiz var. Bu sayede Livorno ile daha yakın ilişkiler gerçekleştirdik. Belki yakın bir zamanda Livorno tribünlerinde bizden pankartlar yer alacaktır. Bunun yanında güncel konularda da bazen forzalivorno ismiyle bazen ise ismin kullanılması doğru olmayan yerlerde bulunduk. Behiç Aşçı ve Savaş Kör ziyaretleri gerçekleştirildi. Hrant Dink’in cenazesinde ise isimsizdik. sloganlar ile. Geçen günlerde 1. yılımızı kutladık. Yine yakın zamanda Livorno formalarımız ile alanlarda bizleri görebilirsiniz.
Ayrıca “Sol Açık” ismiyle bir fanzin çıkardık . Yüzlerce kişiye ulaştırdık. Bu fanzinde Tribünleri, Futbolu ve Solu tartışmaya çalıştık. Şimdi 2. sayı için koşturuyoruz.
Mart ayında da bir söyleşi yapmayı planladık. Söyleşinin katılımcılarını ve tarihini sitemizde yayınlayacağız. Futbol, Tribün ve Sol üçlüsünün ayrı ayrı ve birbirleriyle ilişkileri açısından derin bir şekilde incelenmesini düşünüyoruz.
-Dink cinayetinden sonra tribünlerde milliyetçi dalganın hızla yükseldiğini gördük, bu konuda forzalivorno’nun tavrı nedir ?
Her konuda olduğu gibi tribünlerde de yükselen milliyetçi dalgaya karşı forzalivorno birlik içinde mücadele etmektedir. Sporun, hayatın her alanında olduğu gibi barışçı yanını çıkarmayı istiyoruz. Bunun için de oluşacak şovenist akımlara karşı tutumumuz bellidir ve marşlarımız, pankartlarımız olacaktır. Zaten Dink’in cenazesinde Hepimiz Ermeni’yiz sloganlarımızla yerimizi aldık.
Tribünlerin yapısının toplumun genel yapısından farklı olmadığını düşünüyoruz. Toplum içinde son yıllarda yüksel(til)en bir şovenizm var. Bu şovenist havanın tibünlere yansıması çok normal. Bu nedenle sadece tribünlerde değil, hayatın her alanında şovenizme karşı mücadele ediyoruz.
-Çoğu kesim, futbol gibi kitlesel bir spora politika bulaştırmanın yanlış olduğunu düşünüyor. Siz, tribünlerde ırkçı tavırlar sergileyen insanlarla aynı kefeye konmaktan çekinmiyor musunuz ?
Öncelikle spora siyasetin bulaştırılmaması gerektiğini düşünen bir kitlenin kalıp kalmadığını adüşünmek gerekir. Bizim var olma amacımız zaten tribünlerin neredeyse tamamını ele geçirmiş olan milliyetçi ve sekter tribün holiganlarıdır. En basit bir güncel olay tribünlere siyasi mesaj olarak karşı olduğumuz kitle tarafınca gözler önüne sergileniyor zaten. Medyanın tutumu da bunu etkileyince sporun kitlesel yönünün siyasi kitleselliğe dönüştüğü ortaya çıkıyor. Ayrıca ırkçılığın karşıtı olmak da sporda kitleselliğin sağlanmasına neden olup, siyasi kutuplaşmanın önüne geçer. yani sonuç olarak forzalivorno sporda kitleselliği sağlarken, belli kesimlerin elinde propaganda aracı olmaktan da kurtarmakta.
Zaten futbola siyaseti karıştırmayalım gibi söylemler saçma, siyaset hayatın her alanındadır. Bu söylemi üretenler egemenlerdir ve onlara bırakırsak Meclis’e siyaseti karıştırmayalım bile diyeceklerdir.
-Yurtdışındaki Livorno taraftarlarıyla bir ilişkiniz, bağınız var mı ?
İlişkimiz var, üstelik bir tane türkçe bilen İtalyan Livorno taraftarı var. Onunla çok sık görüşüyoruz. Hatta onu bir kere İstanbul’da ağırladık. İlişkide olduğumuz sadece Livorno taraftarları değil. Konuştuğumuz Celtic ve AEK taraftarları da var.
-Sizce Türkiye’de de, Livorno’da olduğu gibi bir futbol takımı ve taraftarı ortaya çıkar mı?
Bunun için gerçekten çok uzun bir süreç şart. Zaten öncelik olarak biz tribünlerimizde yenilikler yapmayı istiyoruz. Bu yenilikleri bir çok tribün daha yaşamadığı için zor bir geçiş olacaktır bizim için fakat farklı renklerin ortak mücadelesi vermesi bizi güçlü kılmakta. Türkiye’de bir Livorno yaratmak belki zor olur fakat Türkiye’deki takımlarda Livorno taraftarı gibi düşünen zaten binlerce kişi şu an da var. Ve artıyor.
ForzaLivorno adına mamalak ve vladimir
Write a comment